Pole son anda Vettel’in

Yazar: bursa  |  Kategori: Guncel Haber

grand-prix

Formula 1′de sezonun 11. yarışı olan Almanya Grand Prix’sinin sıralama turlarında Red Bull pilotu Sebastian Vettel en iyi dereceyi elde ederek, yarınki yarışa ilk sırada (pole position) başlama hakkını elde etti.

Almanya’nın Hockenheim kentindeki 4 bin 574 metre uzunluğundaki Hockenheimring Pisti’nde bugün koşulan sıralama turlarında, Vettel 1:13.791′lik derecesiyle en iyi zamana ulaşarak yarışa ilk sırada (Pole position) başlama hakkını kazandı.

Sıralama turlarında en iyi ikinci zamanı Ferrari’nin İspanyol pilotu Fernando Alonso, 1:13.793′lük derecesiyle yaparken, takım arkadaşı Brezilyalı Felipe Massa da 1:14.290′lık zamanıyla üçüncü sırada yer aldı.

Bugün yapılan sıralama turlarında pilotların dereceleri şöyle:

1. Sebastian Vettel (Almanya) Red Bull 1:13.791

2. Fernando Alonso (İspanya) Ferrari 1:13.793

3. Felipe Massa (Brezilya) Ferrari 1:14.290

4. Mark Webber (Avustralya) Red Bull 1:14.347

5. Jenson Button (İngiltere) McLaren 1:14.427

6. Lewis Hamilton (İngiltere) McLaren 1:14.566

7. Robert Kubica (Polonya) Renault 1:15.079

8. Rubens Barrichello (Brezilya) Williams 1:15.109

9. Nico Rosberg (Almanya) Mercedes 1:15.179

10. Nico Hulkenberg (Almanya) Williams 1:15.339

11. Michael Schumacher (Almanya) Mercedes 1:15.026

12. Kamui Kobayashi (Japonya) Sauber 1:15.084

13. Vitaly Petrov (Rusya) Renault 1:15.307

14. Adrian Sutil (Almanya) Force India 1:15.467

15. Pedro de la Rosa (İspanya) Sauber 1:15.550

16. Jaime Alguersuari (İspanya) Toro Rosso 1:15.588

17. Sebastien Buemi (İsviçre) Toro Rosso 1:15.974

18. Jarno Trulli (İtalya) Lotus 1:17.583

19. Heikki Kovalainen (Finlandiya) Lotus 1:18:300

20. Timo Glock (Almanya) Virgin 1:18.343

21. Bruno Senna (Brezilya) HRT 1:18.592

22. Tonio Liuzzi (İtalya) Force India 1:18.592

23. Sakon Yamamoto (Japonya) HRT 1:19:844

24. Lucas di Grassi (Brezilya) Virgin derece yapamadı

Issız adadan sevgilerle

Yazar: bursa  |  Kategori: Guncel Haber

mektup

Sydney Başkonsolosu Recep Peker, Türkiye’ye çok uzak coğrafyalarda, ülkenin adını duyurmuş bir diplomattı… 9 gün önce kanserden kaybettiğimiz Peker’in, Pasifik’in ortasındaki bir ada ülke olan Nauru’dan 2009 yılında bir internet kafeden gönderdiği mektubunu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu elinden düşürmüyor. Peker, mektubunda Türkiye’nin jeneratör yardımının adaya nasıl hayat verdiğini anlatıyor.

SYDNEY Başkonsolosluğu’na atanan, ancak 16 Temmuz’da 58 yaşında kanserden yaşamını yitiren Recep Peker’in, Türkiye’nin ıssız bir adada yürüttüğü çalışmalarını anlatan mektubu, Dışişleri Bakanlığı’nın en önemli örnek belgelerinden oldu.

Davutoğlu elinden hiç düşürmüyor

Peker’in, Canberra Büyükelçiliği Müsteşarı iken kaleme aldığı bu mektup, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu da çok etkiledi. Genç diplomatlara, “Bu mektubu okuyun” tavsiyesinde bulunan Davutoğlu, belirli aralıklarla Türkiye’nin tüm dünyadaki büyükelçileriyle yaptığı toplantılarda da mektubu elinden düşürmüyor.

İnternet kafeden gönderilen mektup

Peker’in mektubu, Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için Pasifik’teki ada devletlere yaptığı insani yardımların yerinde incelenmesiyle ilgili. 20 kadar ülke ve çeşitli kuruluşların temsilcileriyle Avustralya’nın kuzeyinde, Pasifik’in ortasındaki Nauru Adası’na giden Peker, izlenimlerini Dışişleri Bakanlığı’ndaki ilgili genel müdür Büyükelçi Reha Keskintepe’ye bu adada bir internet kafeden 19 Kasım 2009’da ilettiği elektronik postada şöyle anlatıyor:

‘Cumhurbaşkanı, Naim’in olimpiyat arkadaşı’

“Nauru Cumhurbaşkanı (Naim Süleymanoğlu’nun iyi arkadaşı, üç olimpiyatta aynı kiloda yarışmışlar) ve bakanları, konuşmalarında dünyanın en zengin ülkelerini, ikinci hatta üçüncü el vasıtaları yardım diye vermelerini alaycı dille eleştirirken, her vesileyle bizim Temmuz’da hibe ettiğimiz jeneratörün adadaki hayatı nasıl değiştirdiğini heyecanla anlattılar.”

‘Bizim jeneratör gümbür gümbür çalışıyor’

“Bir sabah donör ülkelerin katkıda bulundukları yerleri gezdik. Uyduruk yerler. Utanmadan, kafalarına da kakmak için kapılarına kocaman kendi ülke hükümetlerinin tabelalarını çakmışlar. Bizim jeneratör aslanlar gibi gümbür gümbür çalışıyor. Pasifik’i dalgalandırıyor, daha önce günde 4 saat enerjileri olan Naurululara 24 saat elektrik veriyor, okumalarını, çalışmalarını sağlıyor. Keşke üzerine bir Türk bayrağı plaketi çaksalardı.”

‘Hayatımızın yarısını verdik, iyi yerdeyiz’

“Gerçekten çok gurur verici bir ziyaret oldu. Toplantıda yanımda oturan AB Fiji Temsilcisi elimdeki TİKA 2008 raporuna büyük ilgi gösterdi, istedi, ben de verdim. Herkese, 110 küsur ülkeye yardım sağladığımızı söyledim. O muhteşem jeneratörü görmeselerdi inanmayacaklardı. 27.5 yılımızı, hayatımızın yarısını verdik ama neredeyse tüm dünya ile uğraşa uğraşa yine de kötü bir yere gelmedik galiba.”

‘Adanın tek uçağı başka bir adada’

“Bu arada komik bir şey oldu. Karikatürcülerin icadı, üzerinde sadece iki hindistan cevizi ağacı olan ıssız adaya benzeyen bu adadan pazartesi sabahı ayrılacaktık ama adanın tek uçağı benzin pompasındaki arıza nedeniyle başka bir adada kalmış. Perşembe günü gelir diyorlar ama ne kadar inanılır, bilemem. Biraz önce birkaç arkadaş internet kafeye gitmek üzere otelin servis aracına binerken, Amerikalı geldi, nereye gittiğimizi sordu. Ben de ‘Türkiye’nin benim için özel uçak gönderdiğini’ söyledim. Vallahi inandı, billahi inandı. Nereden nerelere geldik, inşallah o da gerçek olacak. Sevgiler, Recep.”

13 bin nüfuslu Nauru Cumhuriyeti işsizlikte birinci

PASİFİK Okyanusu’nda Avustralya’nın kuzeyinde, Ekvator ve Marshall Adaları’nın güneyinde yer alan ve resmi adı “Nauru Cumhuriyeti” olan bu ada devletin yüzölçümü 25 kilometre kare, nüfusu 13 bin civarında. Kıyı şeridinde kumsallar ve tarıma elverişli topraklar bulunuyor. Nüfusun tamamı adanın güneybatı kesiminde bulunan gölcük ile sahil şeridinde yaşıyor. Ülkenin en önemli gelir kaynağı kuş atıklarından oluşan rezervlerdeki fosfat ve potasyum. Ülkedeki birkaç kilometrelik demiryolu da bu rezervleri merkeze getirmek için kullanılıyor. Nauru, işsizlik oranı açısından yüzde 90 ile dünya rekorunu elinde tutuyor.

Dedesi Başbakan M. Recep Peker

ŞUBATTA kararnameyle Canberra Büyükelçiliği Müsteşarlığı’ndan Sydney Başkonsolosluğu’na atanan Recep Peker, 16 Temmuz’da 58 yaşında kanserden yaşamını yitirdi. Evli ve üç çocuk babası olan Peker, İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı döneminde 1946-1947 yılları arasında Başbakanlık yapan Mehmet Recep Peker’in torunu, sanatçı Faruk Peker’in de kardeşiydi.

Fatih’te miras dehşeti

Yazar: bursa  |  Kategori: Guncel Haber

Fatih’te, ortak aldıkları iki dairenin paylaşımı sırasında davalık olan iki kardeşten işçi emeklisi ağabey Bünyamin Ateş, davayı kaybedince, tekstil atölyesi sahibi kardeşi Sertif Ateş (45), eşi Gülşen Ateş ve kızları ilköğretim 5′inci sınıf öğrencisi Kardelen Ateş’i, tabancayla vurarak öldürdü. Ailenin 15 yaşlarındaki oğlu Demirkan Ateş’i de omzundan yaraladı.

Olay, dün gece saat 21.30 sıralarında Sancaktar Hayrettin Mahallesi Emirler Çeşmesi Sokak Numara 15′deki binanın 10 numaralı, Sertif Ateş’in oturduğu dairede meydana geldi. İddialara göre, iki kardeş yıllar önce aynı binada, biri çatı katı iki daire satın aldı. Bünyamin Ateş ailesiyle çatı katında, kardeşi Sertif Ateş de 10 numaradaki daireye yerleşti. Ancak kardeşler arasında dairelerin konumu ve değeri nedeniyle zamanla anlaşmazlık çıktı. Sorunlarını halledemeyen iki kardeş birbirlerinden davacı oldu. Uzun süren duruşmalar sonucu mahkeme, Sertif Ateş’in haklı olduğu yönünde karar verdi. Karar, üst mahkemece de onaylanınca Bünyamin Ateş, kardeşini, “O daireyi sana yar etmeyeceğim” diyerek tehdit etmeye başladı.

PİKNİKTEN DÖNMÜŞLERDİ

Bünyamin Ateş, ailesi ile pikniğe giden kardeşi Sertif Ateş’in evini piknik dönüşü bastı. Elinde tabancayla eve giren ağabey, önce kardeşini ardından eşini vurdu. Daha sonra, dairenin doğalgazını açtı. Bu sırada amcasının evi yakmak istediğini düşünen Kardelen Ateş, pencereye çıkarak yardım istedi. Bünyamin Ateş bunun üzerine yiğenini başından vurdu, kendisine engel olmak isteyen Demirkan Ateş’e de bir el ateş ederek dışarı çıktı. Tabancadan çıkan kurşun yere eğilen Demirkan Ateş’in omzunu sıyırdı.

BABA EVDE, EŞİ VE KIZI HASTANEDE ÖLDÜ

Bünyamin Ateş apartmanın önüne çıktıktan sonra, 3 el havaya ateş etti. “Benim ocağımı dağıttınız” diye bağıran saldıgan, daha sonra Şehit Vedat Ulusoy Polis Merkezi’ne giderek teslim oldu. Çevredekilerin ihbarı ile olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde babanın öldüğü belirlendi. Başından ağır yaralanan Gülşen Ateş, kaldırıldığı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, göğsünden yaralanan kızı Kardelen Ateş ise İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüm müdahalere rağmen kurtarılamadı. Omzundan hafif yaralanan Demirkan Ateş’in tedavisi ise olay yerindeki sağlık ekiplerince yapıldı.

Teslim olduktan sonra sağlık kontrolüne götürülen Bünyamin Ateş, basın mensuplarının “Neden yaptınız” sorusuna “Bu Yargıtay 1. Hukuk mahkemesi davasıdır” diye bağırdı.