Yıldırım Camisi’nin 250 m. doğusunda bulunan ve Yıldırım Külliyesi ile birlikte darüşşifayı, Yıldırım Beyazıt 1390-1394 yıllarında yaptırmıştır. İlk Osmanlı hastanelerinden biri olan,
akıl ve sinir hastalıklarının tedavisi yapılan bu darüşşifada, Sadrazam Çandarlı İbrahim Paşa da tedavi görüp şifa bulmuştur. Darüşşifanın ilk kuruluşunda 1 başhekim, 2 hekim, 2 eczacı, 2 şerbetçi, 1 aşçı ve bir ekmekçiden oluşan bir kadrosu vardı.
Darüşşifa, 1.560 m2’lik eÄŸimli bir arazide kurulmuÅŸ, 30.00×52.00 m. ölçüsünde dikdörtgen planlıdır. Darüşşifanın sivri kemerlerle birbirlerine ve duvarlara baÄŸlı tuÄŸla ayaklara oturan revakların arkasında sıralanmış odaları ve eyvanları bulunmaktadır. Bu odalar 3.30×3.60 m. ölçüsünde, karşılıklı onar tane olup, üzerleri yuvarlak tonozlarla örtülüdür. Odaların dışa açılan birer penceresi ile içerisinde bir de ocakları bulunmaktadır. GiriÅŸin iki yanındaki eyvan ÅŸeklindeki iki hücre darüşşifaya baÅŸvuranların beklediÄŸi bölümlerdir.Onların iki yanındaki odalar da tabip ve eczacıların ilaç yaptıkları yerlerdir. GiriÅŸin karşısında 7.70×9.50 m. ölçüsünde kubbeli bir eyvan bulunmaktadır.
Darüşşifanın kuzeydoğusuna da bir minare eklenmiştir. Bu minare altıgen tuğla gövdeli olup, şerefe altı stalaktitlidir. Yapı bütünüyle taş ve tuğladan yapılmıştır.
Darüşşifa 1855 Bursa depreminde büyük zarar görmüş bir süre kendi başına terk edilmiştir. Daha sonra baruthane olarak kullanılmıştır. Y.Mimar Sedat Çetintaş’ın 1944-1945 yılında burada yapmış olduğu kazılar sırasında yapının genel planı ve bütünü ortaya çıkarılmıştır