Turkan Soray icindeki Aski

Yazar: bursa  |  Kategori: Magazin Haberleri

turkan-soray3

Şoray, Bugüne Kadar İçinde Tuttuğu ve ‘Film Çevirseydim Herhalde Ona Aşık Olurdum” Dediği Kişiyi Açıkladı.

Muğla’nın Datça İlçesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen, ‘Uluslararası Datça Sinema ve Kültür Festivali’ açılış töreni ile başladı.

3- 9 Eylül tarihleri arasındaki festivalin açılış gecesinin onur konuğu olan Türkan Şoray, soru üzerine de “Yılmaz Güney ile film çevirseydim herhalde ona aşık olurdum” dedi.

Festivalin açılış kokteyli, 200 yıllık tarihi Mehmet Ali Ağa Konağı’nda gerçekleştirildi. Kokteyle Datça Belediye Başkanı CHP’li Şener Tokcan ve Türkan Şoray’ın yanı sıra, Safa Önel, Aytaç Arman, Eşref Kolçak, ‘Yaşamın Kıyısından’ filmindeki rolü ile tanınan Baki Davrak, Nursel Köse ve çok sayıda davetli katıldı.

Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan festivalin onur konuğu Türkan Şoray, Yılmaz Güney’in dünyanın en güzel bakan insanlarından biri olduğunu belirten Şoray, “Yılmaz Güney, ben ona sinemanın büyücüsü derim. İnanılmaz bir sinema insanıydı.Maalesef, Yılmaz Güney ile bir filmde çalışamadık. O benim içimde herzaman en büyük acıdır. Onun kadar etkili, yürekten bakan bir insan görmedim. Yılmaz Güney ile birlikte bir film çevirseydim, herhalde ona aşık olurdum” dedi.

NÜKHET DURU COŞTURDU

Sunuculuğunu Şebnem Gürsoy’un yaptığı amfi tiyatrodaki gecede izdiham yaşandı. 2 bin kişilik tiyatro yoğun ilgi nedeniyle tıklım tıklım doldu. Nükhet Duru, amfi tiyatroyu dolduran coşkulu kalabalığa unutulmaz bir konser verdi. Duru’nun Türkan Şoray için söylediği Gözler şarkısı büyükbeğeni topladı.

DOĞAL VE SAMİMİ

İstanbul Sinema Festivali’nin 25 yıllık yönetmeni Hülya Uçansu, Türk sinemasının sultanını anlatmak için kelimelerin yetmeyeceğini belirterek, Türkan Şoray ile sinemaseverler arasındaki ilişkiyi en iyi anlatabilecek bir tek kelime bulunduğunu, bunun da ‘aşk’ olduğunu söyledi. Uçansu, “Türkan Şoray ile izleyicileri arasındaki bu tutkuyu açıklayabilecek faktörlerin en başında zannediyorum, onun doğallığı, sıcaklığı, samimiyeti ve aramızdan biri oluşu geliyor. O, benzersiz bir şöhrete sahip olmasına rağmen, dokunulmaz, yanına yaklaşılmaz bir havası hiç olmadı. Aksine o çok güzel gülüşü, dillere destan bakışı ile yumuşacık sesi ile herkesi yanına çekiverdi” dedi.

YEŞİLÇAM’IN ÖNEMLİ SİMGESİ

Batı’nın Türkiye için hep bir ölçü olduğunu vurgulayan Yönetmen Engin Ayça da, “Batı sineması da batının kültürü içinde oluşmuş ve gelişmiştir. Yeşilçam sineması ise, bizim toprağın bizim kültürün yetiştirdiği bir sinemadır. Bizim kültürümüzün bir parçasıdır. İşte bu bağlamda, Türkan Şoray bizim olan Yeşilçam Sinemasının önemli bir simgesidir. Yeşilçam’da doğmuş, zirveye ulaşmıştır. Türkan Şoray Yeşilçam’ın ürünüdür” dedi.

ÇOK BEDEL ÖDEDİ

Oyuncu Gülsen Tuncer ise, Türkan Şoray’ın 40 yıldır tahtından inmeyen bir yıldız olduğuna dikkat çekerek, “Kimse onu tahtından indiremedi. O, bunun için çok büyük bedeller ödedi. Hala da ödüyor. Kraliçelik gerçekten onun hakkı. Bu kraliçe, güzeller güzeli Türkan Şoray’dır” diye konuştu.

MESLEĞİNE AŞIK

Yönetmen Safa Önel da Türkan Şoray’ın mesleğine aşık, şöhretine rağmen özveriyle çalışan sinemanın dev bir ismi olduğunu belirterek, “Türkan Şoray’ın 8 filmini yönettim. 40′dan fazla senaryo yazdım. 40 yıl geçmiş. Dün gibi geçen bu 40 yılda Türkan Şoray ile bu kadar uzun bir çalışmanın içinde, Yeşilçam’ın altın çağında beraber olmanın mutluluğunu yaşamış, emeğini vermiş terini akıtmış bir insanım” dedi.

ÇOK HEYECANLANDI

Konuşmaların ardından geceyle katılan Türkan Şoray, amfi tiyatroyu dolduran binlerce kişi tarafından ayakta alkışlanarak karşılandı. Oldukça heyecanlı gözüken Şoray, bir süre konuşmasına başlayamadı. İzleyiciler, alkışlarla kendisine destek verince sözlerine başlayan Şoray, “Bana bu mutluluğu yaşattığınız için, sizlere hangi kelimelerle nasıl yüreğimdekileri hangi kelimelerle ifade edebilirim bulamıyorum” dedi.

Sinemanın bir mucize olduğunu söyleyen Şoray, “Bizleri böyle kaynaştıran, kalplerimizden birbirimize sevgi akışını sağlayan bu olağanüstü mucize sinemadır. Yıllar boyu, Türk sinemasındayım. İnanın bana, hayatımın en güzel mutlu anları, sevgili seyircilerimin önünde olduğum, sizlerle göz göze, yürek yüreğe olduğum anlardır. Yine bu mutluluğu yaşıyorum. Bu gece yaşanan sevgi alış verişi, herhalde senim ömrüme ömür kattı. Sizden aldığım sevgi ve enerji ile hayata bağlanıyorum. Hayatı daha çok seviyor, mesleğimi daha çok seviyorum” diye konuştu.

DÜNYAYA TEKRAR GELSEM SİNEMACI OLURDUM

Kendisinin bu noktaya gelmesinde katkıda bulunan senarist, Oyuncu ve sinema çalışanlarına teşekkür etmek isterken birden gözleri dolu dolu olan Şoray, su içmek istedi. Şoray’ın imdadına Başkan Tokcan yetişti. Suyunu içmesinden sonra konuşmasını sürdürebilen Şoray, “Dünyaya tekrar gelsem herhalde yine sinemacı olurdum. Türk sinemasına hizmet ederdim” dedi.

Konuşmasının ardından Şoray’a, Başkan Tokcan tarafından heykeltıraş Yunus Tonguç’un tasarladığı onur ödülü verildi. Festivalin açılış geçesi, Şoray’ın başrollerini Kadir İnanır ile paylaştığı “Al Yazmalım Selvi Boylum” filminin gösterimi yapıldı.

Türk modası beni şaşırttı

Yazar: bursa  |  Kategori: Magazin Haberleri

alessandra-abrosio

Brezilyalı top model Alessandra Abrosio, Fashion Week için geldiği İstanbul’da Cengiz Semercioğlu ile buluştu, Türk modası hakkındaki düşüncelerini açıkladı.

Artık daha sık geleceğim

Bugün helikopterle Boğaz Köprüsü’nün altından geçtik, inanılmaz heyecanlıydı. Zaten Brezilya’da bütün arkadaşlarım Türkiye’nin muhteşem bir ülke olduğunu söyler dururdu. Ama hiç bu kadarını beklemiyordum. Artık daha sık geleceğim. Güney sahillerini de çok merak ediyorum. Bu arada “Var mısın Yok musun”da yarışacağım. Ama ne yapacağımı bilmiyorum çünkü şovu hiç izlemedim.

Çok yaratıcıymışsınız

Burada Koton’un defilesinde çıktım, ayrıca 2011 mayo-bikini koleksiyonunun yüzü oldum. ıstanbul Fashion Week’e gelince; açıkçası Türk modasının bu kadar yaratıcı olduğunu bilmiyordum. Modacılarınız beni çok şaşırttı. Hakan Yıldırım’ın kreasyonlarına bayıldım. Defilede giydiğim mayo da çok güzeldi mesela.

Esmer Gamze

Yazar: bursa  |  Kategori: Magazin Haberleri

gamze-ozcelik

Gamze Özçelik, 15’inde adım attığı iş hayatına hamileliği nedeniyle ara vermişti.

Gamze Özçelik, 15 yaşında adım attığı çalışma hayatına hamileliği nedeniyle ara vermişti. Oğlu Murathan artık yedi aylık ve Özçelik mesleğine dönmeye hazır. Saçlarını siyaha boyatan ve önümüzdeki ay bir sinema filmi için kamera karşısına geçecek olan güzel oyuncu, yeni imajıyla InStyle objektifine poz verdi, çekimin ardından da derginin sorularını yanıtladı.

İki yıldır ekranda görmediğimiz Gamze Özçelik, simsiyah saçlarla çıkıyor karşımıza. “Uzun süredir istiyordum esmer olmayı. Uğur da (eşi Uğur Pektaş) söylüyordu arada. Geçen hafta boyattım” diyor ellerini saçlarının arasında dolaştırarak. İlk gün sanki peruk takıyormuş gibi hissetmiş ama günler geçtikçe bu yeni görüntüsünü hiç yadırgamamış.Şimdilerde sadece, karşılaştığı arkadaşlarının gözlerindeki şaşkın ifadeyi görünce hatırlıyor yaptığı değişikliği.
Ama asıl değişiklik Özçelik’in bakışlarında sanki… Malum yedi ay önce oğlu Murathan’ı dünyaya getiren güzel oyuncu, sanki daha bir yumuşak bakıyor çevresine ve dünyaya. Bir anne hassasiyetiyle…
“Çocuktan sonra hayatım değişmedi demek büyük bir yalan. Çünkü isteseniz de istemeseniz de tüm düzeniniz değişiyor. Murathan’la yaşamımızda çeşitli değişiklikler oldu bizim de” derken anneliğin sabrı öğrenmek olduğunu anlatıyor.

YEMEK NASIL YAPILIR HİÇ BİLMİYORDUM

“Arka Sokaklar” dizisinden iki aylık hamileyken ayrıldı Özçelik. Hayatının bu en özel vaktini sakin geçirmek istemiş çünkü. Planladığı gibi ruhen sakin geçirmiş. Ama bedenen oldukça aktifmiş.
“Dokuz ayın büyük bir bölümünde yurtdışındaydık Uğur’la. Özellikle de Londra’da. Birlikte çeşitli müzikalleri ve oyunları izleme, sokakları koklama fırsatı yakaladık” diye başlıyor aktif hamileliğini anlatmaya. Sonra bir de Murathan karnındayken Paris ve Disneyland yapmışlar. Ama hamile olduğu için dönme dolaplara, hızlı trenlere binememiş.
Hayatı setlerde geçen Özçelik, bu dönemde mutfakta da kendini ilerletmiş. “Yemek nasıl yapılır hiç bilmiyordum, şimdi en azından ana kuralları öğrendim” diyor. Tabii şimdilerde Murathan değil yemek yapmaya, uyumaya bile fırsat vermiyormuş.

YAKINDA SETTE OLACAĞIM

Daha üç gün öncesine kadar gelen oyunculuk tekliflerini, “Bir süre daha oğlumla vakit geçirmek istiyorum” diyerek reddeden Özçelik’e InStyle çekiminin önemli bir katkısı olmuş. “Çekimde aslında çalışmaya hazır hale geldiğimi fark ettim. Artık içime sinen bir proje olursa kabul edeceğim. İlk olarak önümüzdeki aylarda bir sinema filmi için sette olmayı planlıyorum” diyor.
Murathan çok küçük olduğu için daha fazla annesiyle birlikte. Babası ise şimdilik onun en iyi oyun arkadaşı. “Babalar biraz daha geç anlıyormuş baba olduklarını… Şimdilik hoplatmayı, mıncıklamayı daha çok seviyor” diyor gülümseyerek.

YAKINLARI GAMZE’Yİ ANLATTI

Uğur Pektaş (eşi): Kutsal, özel, seçilmiş bir anne… Murathan çok şanslı bir bebek.

Tülin Aybay (annesi): Gamze çok ketumdur, duygularını pek belli etmez. Eşiyle, arkadaşlarıyla yaşadıklarını pek anlatmaz. Bu yüzden üzgün mü, mutlu mu çoğu zaman pek ayırt edemezsiniz.

Talat Özçelik (babası): Gamze’nin kapı dinleme huyu vardır. Küçükken, annesiyle konuşurken laflarımıza dikkat ederdik. Çünkü kapının arkasında Gamze gizleniyor olabilirdi.

Duygu Özçelik (ablası): Ayna karşısında harika dans eder. Figürleri bir profesyonelden farksızdır.

Merve Özer (yakın arkadaşı): Hep bir zenci gırtlağı olduğunu düşünür. Ama kesinlikle yok. Bence şarkı söylememeli. Sevgili Gamze, üzgünüm ama hep bunu söylemek istemiştim…

Orhan Oğuz (yönetmen): Uğur’la aşkını ilk bana söylemişti. Çok sevinmiştim. İyi anlaşmaları ayrı ama bence görsel olarak da birbirlerine çok yakışıyorlar.

Şevket Çoruh (oyuncu arkadaşı): Ben ona ve tüm kız kardeşlerine hastayım. Hepsi çok güzeller!

Özgür Ozan (oyuncu arkadaşı): Gamze güldüğünde martı gibi bir ses çıkar. Belki de o yüzden çok gülmek yerine gülümsemeyi tercih eder.